İş Yerlerinde Saygı, Sevgi ve Başarı
Şener MUTER, Yazar, sener.muter@yeniasir.com.tr


Dükkanlar, ticarethaneler, mağazalar ve fabrikalardan meydana gelen iş yerleri ile eğitim, sağlık ve çeşitli hizmet kuruluşları dünyaya açılan pencereler gibidir. Çalışan elemanlar, müşteriler, yöneticiler, işverenler, tedarikçiler, sanatkarlar ve satıcılar işlerini yapabilmek ve başarılı olabilmek için çaba harcamaktadır.

 

İş dünyasında başarı kazanma sürecinde beşeri ilişkiler de önemli bir rol oynamaktadır. Bu konularda insan kaynaklarına önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Topluluk içinde, günlük hayatta, aile ve akraba ilişkilerinde doğal ve hoşgörülü davranmak karşılıklı saygı ve sevgiyi artırmaktadır. İnsanlar arasında karşılıklı ilişkilerde saygı ve sevgi büyük bir önem taşımaktadır. İş yerlerinde çalışan elemanlara gösterilen ilgi ve destek yararlı sonuçlar vermektedir. Kendilerini dinleyen bir yöneticiye sahip olan elemanlar daha başarılı sonuçlar almaktadır.
 
 
Çalışan kimselerin ihtiyaçlarına ve beklentilerine duyarlı olmak gerekmektedir. Bir yöneticinin iş yerinde çalışan elemanlarla ilgilenmesi ve bunun çalışanlar tarafından olumlu karşılanması yararlı olmaktadır. İş hayatında saygı kavramı gibi sevgi kavramı da sözlerle anlatılabilecek kavramlar değildir. Sadece sözler saygı ve sevgiyi ifade etmeye yetmemektedir. Duygularda ve davranışlarda saygı ve sevgi yer almıyorsa onları yaşamak ve yaşatmak da söz konusu olmamaktadır.
 
 
 
İşini severek yapan insanların mutluluğu ve verimliliği artmaktadır. Bir kimse işine severek sahip çıkarsa hayatı bir anlam kazanmaktadır. Meslek bilinci ve meslek sevgisi insanların hayat standardını da yükseltmektedir. Öte yandan yüreklerinde insan sevgisi ve topluma yararlı katkılarda bulunma duygusu bulunmayan kimselerin meslek sahibi olmalarının da bir amacı ve anlamı kalmamaktadır.
 
 
 
İş yerlerinde çalışan elemanlar arasında paylaşılan saygı ve sevgi ortamı kurumsal başarıya ulaşmada etkili bir rol oynamaktadır. Bir kimse yaptığı işi sevmiyorsa huzur içinde bir ömür sürmesi de hiç kolay olmamaktadır. İşini sevmeyen bir kimsenin çalışmalarının verimli ve yararlı olması sınırlı ölçülerde kalmaktadır. İş yerlerinde karşılıklı güven ortamının sağlanması ve çalışanların motivasyonunun artırılması yöneticiler açısından göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
 
 
İnsan kaynaklarının duygularını yorumlama ve değerlendirme becerileri geliştikçe kuruluşların performansları da artmaktadır. Sonuçta çalışanlar arasında işbirliği gelişmekte ve müşterilerle iletişim bundan olumlu bir şekilde etkilenmektedir. Böylece iletişim bir kalpten öteki kalbe ulaşan etkili bir araç durumuna gelmektedir. İş hayatında ve sosyal hayatta insan kaynaklarını yararlı kılan değerler ve kavramlar giderek ön plana çıkmaktadır. Bu yaklaşım uluslararası ticarette ve yeni ekonomide rekabet gücü kazanma açısından yeni fırsatlar sağlamaktadır. Müşterilerin, çalışanların, yöneticilerin, işverenlerin ve tüm paydaşların istek ve beklentilerini yeni bir bakış açısıyla değerlendirmek, küresel rekabet gücü kazanma açısından da büyük bir önem taşımaktadır.

1.717 kez okundu