Nitelikli Elemanlar ve Uzun Vadeli Hedefler
Şener MUTER, Yazar, sener.muter@yeniasir.com.tr


Nitelikli meslek eğitimi ile istihdamın artırılması arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Nitelikli iş gücü ülkemizde istihdamı artırabilmenin ve mevcut insan kaynakları potansiyelini daha verimli kullanabilmenin ön koşulları arasında yer almaktadır. İş yerlerinde yetenek gerektirmeyen iş gücüne duyulan talep giderek azalmakta, yenilik yapma ve farklılık arayışı içinde olan elemanlara duyulan talep de giderek ön plana çıkmaktadır. Nitelikli elemanlar verimli, yenilikçi, farklılıkları araştırmaya ve sürekli gelişmeye duyarlı olmaktadır.

 

Mesleki eğitimin niteliğini ve etkinliğini sürekli artırmak ve çalışan elemanlara bu amaçla yeni fırsatlar sağlamak gerekmektedir. Öğrenmek ve bilgi edinmek başarıya ulaşmak için tek başına yeterli olmamaktadır. Çalışan elemanlar rekabet ortamında kendilerini sürekli yenilemek ve uzun vadeli hedeflere sahip olmak zorundadır.

 

Uzun Vadeli Stratejiler

Bilginin iş süreçlerine uygulanabilir olması, sürdürülebilirliğin sağlanması, verimliliği ve müşteri tatminini artırması bir ön koşul olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzun vadeli stratejiler ve Ar-Ge yatırımları da başarının önemli aşamalarını oluşturmaktadır. Ayrıca yönetim anlayışı hissedarların, çalışanların, müşterilerin, tedarikçilerin beklentilerini karşılamalı ve kurumsal sosyal sorumlulukları da kapsamalıdır.

 

İş dünyasında rekabet ve iş yapma yöntemleri hızla değişmektedir. Pazar koşulları küreselleştikçe riskler ve sorunlar da küreselleşmektedir. Aşırı bürokrasi yaratmayan, yalın ve şeffaf bir yönetim anlayışı daha başarılı olmaktadır. Başarılı bir iş modeli tasarlayabilmek için küresel pazar araştırmaları yapma, öngörüleri belirleme, geleceği planlama, fırsat ve riskleri doğru tanımlama zorunlu olmaktadır. Çalışan elemanların bilgi ve performans düzeylerini alışılagelen bir anlayışla kısa yoldan ve tek yönlü değerlendirmek sakıncalı olmaktadır. Akademik eğitimin yanında iş başında uygulamalar yapma ve deneyim kazanma çalışmalarının da desteklenmesi gerekmektedir. Her çalışan elemanın bilgisi, yeteneği ve gelişme potansiyeli birbirinden farklı özellikler göstermektedir. Bu nedenle çalışan elemanlar arasında alışılmış yöntemlerle başarılı başarısız ayrımı yapılması iş ortamını olumsuz yönde etkilemekte ve çalışanların kişisel gelişimlerini sınırlandırmaktadır.

 

Rekabet Gücümüzü Artırmak

İş yerlerinde çok sayıda yönetim kademelerinin bulunması iletişimi ve çalışanlar arasında diyaloğu zorlaştırmaktadır. Alışılagelen çok kademeli yönetim anlayışının sadeleştirilmesi yararlı olmaktadır. Yönetim kademeleri azaltılmış bir organizasyon yapısı iş yerlerinde yetkiyi ve düzeni ortadan kaldırmamaktadır. Yönetim kademelerinin azalmasıyla iş yerlerinde zaman kaybı azalmakta, verimlilik ve çalışanların memnuniyeti artmaktadır. Ülkemiz genç nüfusuyla uluslararası rekabette ön plana çıkabilecek fırsatlara sahip olan bir ülke durumundadır. Uzun vadeli ve sürdürülebilir hedeflerle ulusal rekabet gücümüzü ve üretimimizi artırarak ekonomimizin daha hızlı gelişmesini sağlayabiliriz. ?


1.747 kez okundu